
Mustafa Hassona
Tek bir objektiften on iki an.

Bir adam, etrafını saran yas tutanlarla birlikte bir çocuğun cansız bedenini enkazın içinden taşıyor.

Çökmüş binaların kalıntıları arasında, açık havada uzun bir sofra kurulmuş.

Karanlık bir odada bir kadın gözyaşlarını silerken bir kız çocuğu ona sığınıyor.

Kızlar elleri havada haykırıyor, arkalarında kadınlar onları izliyor.

Göstericiler, dumanla kaplı bir gökyüzüne karşı bayrak ve zafer işareti kaldırıyor.

Yas kıyafetleri içindeki üç kadın, enkaza dönmüş bir mahalleden geçiyor.
Kareler arasındaki şey boşluk değil: fotoğraflanmayan zaman — bekleyiş, hastane yolu ve artık ayakta olmayan bir eve dönüş.

Bir siluet, dikenli tel hattının yanında akşam gökyüzüne karşı bir bayrak dikiyor.

Bir adam, hastane yatağındaki yaralı akrabasının yüzünü tutuyor.

Bir kadın, arkasında hâlâ duman yükselirken mahallesinin enkazında tek başına yürüyor.

Yaralı bir adam ve bir çocuk, hastane koridorunda yan yana sedyelerde yatıyor.

İki kadın loş bir koridorda, duygularına yenik düşmüş halde kucaklaşıyor.

İki adam yoğun kara dumandan korunurken biri yanlarında bir bayrak kaldırıyor.
…
Bu sergideki her kare












Not edildi — yalnızca bu cihazda.